26 Kasım 2016 Cumartesi

ORDU SAVAŞIR MİLLET KAZANIR

ORDU SAVAŞIR MİLLET KAZANIR
Terörün hedefi kazanmak değil, daha çok "kazandırmamak ", toplumu ve devleti hedeflerinden vazgeçmeye ikna etmek... Aslında toplumdaki direnme ve birlik ruhunu yaralamak… Moral bozmak, can yakmak, can sıkmaktır…

#Adana'da canımızı yakan teröristler kadar Şeytanın tuzağına düşen bir kısım vatandaşımızın takındığı tavır da canımızı sıkıyor. Adeta terörü hedefine ulaştıran bir tepki gösterilebiliyor bazen… Düşmanı kazandıracak hamlelere girişilebiliyor.
Suriye’de yaşanan hava saldırısında şehit düşen Mehmetçiklerimiz üzerine sosyal medyada hızla #TT olan #SuriyelilerSınırDışıEdilsin tagı da bu can sıkma hamlelerinden biri… Kardeşlik anlayışımızı hedef alan bir sosyal bomba adeta… Vicdan ve iman sahibi birinin sarf edemeyeceği bir ifade… Adeta bir körlük hali…
Tamamı ordu mensubu olan insanların, asli vazifelerini terk edip, asker kaçağı olarak Türkiye’ye sığındıkları, hepsinin savaş kaçkını olduğu varsayımına dayanan; “Suriye'de Mehmetçik savaşırken Suriyeliler kaçıp buraya gelmiş” iddiasını dillendirebilmek için şeytanın ırkçılık karanlığında köre dönmüş olmak gerek.
Şöyle bir örnekle ne demek istediğimizi anlatmaya çalışalım:
Türkiye’de nüfus 80 Milyon…
80 Milyon nüfusun sadece 160'ta 1'i ordu mensubu (yarım milyon kadar)...
Geriye kalan nüfus (yani bizler) ise gündelik hayatını sivil olarak sürdürüyor.
Yarım milyon askerimizin 100 bin kadarı sorunlu sınır bölgesinde bunların da 10 - 20 bin kadarı operasyonlarda fiilen görev alıyor.
Suriye’de operasyona katılan toplam askerimiz ise; 200 mekanize birlik, 150 özel kuvvet askeri olmak üzere toplam 350 civarında ...
Operasyonun sadece eğitim, yönetim ve mekanize birlikler ile bombardıman kısmını üstleniyorlar. Yani daha çok teknik kısmını…
 Geriye kalan operasyon unsurları ve Kara Birlikleri Suriye'lilerden (Özgür Suriye Ordusu - ÖSO) oluşuyor.
...
80 milyonda 350 Türk Suriye'de... Geriye kalan 79 milyon 999 bin 650 kişi olarak bizler Türkiye’de günlük hayatımıza devam ediyoruz: ...ve Türkiye, Suriye'de savaşmış oluyor.
22 milyonda 3 milyon Suriyeli Türkiye’de… Büyük bir kısmı savaş eğitimine de teçhizatına da sahip değil ve kendi devletleri tarafından bombalandıkları için buraya sığınmışlar... Bir kısmı ara sıra Suriye'ye geçerek savaşa katılıyor. Ama onlar, vatanından kaçmış, savaştan kaçmış hainler oluyorlar. Aklın ve vicdanın kabul edemeyeceği bir tutumdur bu.
...
22 milyon Suriyelinin yaklaşık yarısı, savaşta "karşı taraf" konumunda.
Kalan 11 milyon Suriyelinin yaklaşık 1 milyonu hayatını kaybetti. 3 milyonu Türkiye'de. Yaklaşık 3 milyonu da farklı ülkelerde göç ettiler. 1 milyonu kısıtlı imkanlarla fiilen savaşıyor.
...
Bir toplum savaşa girdiğinde tamamı cepheye gitmez. Askerlik özel eğitim gerektiren bir meslektir. Bu eğitimi alan, gönüllü ya da zorunlu olarak ordu hizmetine alınan kişiler tarafından yürütülen bir meslek… Toplumun büyük bir kesimi bu mesleğin dışında, sivil hayatını idame ettirirken savaş bir yandan sürer.
Kısacası; ORDU SAVAŞIR, MİLLET KAZANIR. Kazanılan onur ve zafer bütün milletin olur. Kaybedildiği zaman da hep birlikte kaybedilir.
....
Hayatında bir garibe sığınak olma şerefine nail olamamış bazı kimseler böyle bir ortamda sesini yükselterek #SuriyelilerSınırDışıEdilsin diyebiliyorlar.
...
İyi ki sayıları çok değil. Yoksa çok büyük bir vebal ve utanca düşerdik millet olarak...
M.Nesim DÖNMEZ

2 Ocak 2009 Cuma

Altınözü Meslek Yüksek Okulu

Sayın Prof. Dr. Şerafettin Canda imzasıyla gönderilen yorumu sizlerle paylaşmak istiyorum.


"Sayın Altınözü ve Zeytin diyarı hemşehrilerim,


MKÜ Altınözü (Zeytincilik) MYO 2008 de açıldı ve 40 öğrenci ile eğitim öğretime başladı.


Öğrencşler şu anda Antakya'da ziraat Fak de bulunuyor.


Altınözü'nde MKÜ Rektörlüğü tarafından Özel İdare'den 400 milyara satın alınan binanın bakım-onarım işlerini yapıyoruz. Bu iş bitince eğitim-öğretim Altınözü'nde devam edecek.


Altınözü MYO'nun sizlere hayırlı olmasını dilerim.


Dünyanın en iyi zeytin türleri ve zeytinyağının üretildiği Altınözü ve Kseyr Bölgesinde bilimsel yöntemlerle ilerleme sağlıyabiliriz. Bu nedenle okul açılması ve eğitim önemlidir.


Önümüzdeki sürede öğrencilerin yurt sorunu çözülürse yeni bölümler açılabilir ve yeni öğrenciler de gelebilir.


Ayrıca MKÜ öğrenciclerinin Aştınözü'nde varlığı bölgenin kültürel ve ekonomik gelişmesinede bir katkıdır.


Esenlikler dilerim.


Prof. Dr. M. Şerefettin Canda

MKÜ REktörü "



Bu arada Sayın Rektöre, Altınözü eğitimine yaptığı ve yapacağı katkılardan dolayı da teşekkür ediyorum.

Eğitim kurumlarının kendi iç dünyalarında fertlere kazandırdıklarının yanında, planlı ya da plansız olsun, toplumun geneline olumlu katkı sağladığına şüphe yok. Bir yerde genel kültür seviyesinin yükselmesi, insanlara yeni ufuklar açılması isteniyorsa eğitim kurumu açılmalı. Sadece kendi üyelerine değil, tıpkı bir ışık kaynağı gibi tüm çevresine ışık saçacaktır.

Altınözü Meslek Yüksek Okulunun da Altınözü'nde zeytin anlayışını köklü olarak değiştireceğine inanıyorum.

Tütün ekiminin kısıtlanmasından sonra, insanların tekrar zeytin tarımına döndükleri bir döneme denk gelmiş olması da ayrıca olumlu bir gelişme.

Altınözü'ne hayırlı olsun.

17 Ağustos 2008 Pazar

Zılgıt

Bizde düğünler bir başkadır. Kadınlar güzel sözlü maniler dizer ve kendilerine özgü bir şekilde ha ha çekerek söylerler var gücüyle seslerinin. İşte onlardan bir örnek. Bir dügün ve bir zılgıt:

video

29 Temmuz 2008 Salı

Mirac Kandiliniz Mübarek Olsun

Mirac kandilinizi en içten dileklerimle tebrik ederim. Allah böyle mübarek günler hürmetine hakkımızda hayırlar ihsan eylesin, evlatlarımızı salih eylesin.
Amin.

19 Haziran 2008 Perşembe

Altınözü Yüksekokulu İçin Destek Turları!

Altınözü Yüksekokulu İçin Destek Turları!

: Altınözü Yüksekokulu İçin Destek Turları!
Tarih: 26.09.2007 Saat: 09:43 Gönderen: iskenderungazetesi

MKÜ Rektörü Prof. Dr. M. Şerefettin Canda, Altınözü'nde Yüksekokul kurulması için çalışmalara hız verdi.
Geçtiğimiz hafta sonu Sağlık Yüksekokulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Yusuf Önlen ile birlikte önce Hacıpaşa Belediye Başkanı Abdulsemii Erkan'ı makamında ziyaret eden Rektör Canda Altınözü, Yiğityolu (Karbeyaz), Hacıpaşa ve Altınkaya Belediyesinin ve köy muhtarlarının bir birlik oluşturarak, el ele vererek Altınözü'ne bir Meslek Yüksekokulu yapabileceklerini belirtti.
Bu anlamda somut adımlar atılması ve projeye başlanması için bir toplantı yapılmasının gerektiğine de işaret eden Rektör Canda daha sonra Altınözü Belediye Başkanı M. Cavit Alkan, Hacıpaşa Belediye Başkanı Abdulsemii Erkan ve Yiğityolu (Karbeyaz) Belediye Başkanı Bilal Coşkun ile birlikte de bir toplantı düzenledi.
MKÜ Rektörü Prof. Dr. M. Şerefettin Canda Altınözüne Meslek Yüksekokulu kurmak istediklerini, hedeflerinin Altınözü Belde Belediye Başkanları ve köy muhtarlarıyla birlikte bir birlik oluşturup diğer yerler için bir örnek oluşturacak olan bu projenin gerçekleştirilmesi olduğunu, şu zamana kadar bir kaç çalışma yaptıklarını, Özel İdare ile gerekli yazışmaların başlatıldığını belirtti.
Altınözü Yüksekokulu için, Belde Belediye Başkanları, köy muhtarları ve herkesin kendi olanağı kadar katkı ve destekte bulunmasını da isteyen Canda; "Herkes sahip çıkar ve gerekeni yaparsa bu iş olur. Biz de elimizden geleni yapalım, Özel İdareden bu okulları satın alalım ve açılacak okula öğrenci alalım" dedi.
Toplantının ardından MKÜ Rektörü Prof. Dr. M. Şerefettin Canda, Altınözü Belediye Başkanı M. Cavit Alkan, Hacıpaşa Belediye Başkanı Abdulsemii Erkan ve Yiğityolu (Karbeyaz) Belediye Başkanı Bilal Coşkun, Altınözü'ne bir Meslek Yüksekokulu kazandırılabilmesi için ilk olarak Altınözü Kaymakamı Murtaza Dayanç'ı ziyaret ederek destek istediler.
Çiftçinin Sorunları Üzerinde Durdu
MKÜ Rektörü ayrıca, Hacıpaşa Belediye Başkanı Abdulsemii Erkan ile köylüler ve çiftçilerin sorunları, otomatik pamuk toplama makinelerinin yararları, pamuk rekoltesi, desteklemesi ve fiyatı konusu, beldenin gelişimi ve yapılacak yeni yol hakkında de görüş alışverişinde bulundu. Ziyaretin ardından Rektör Canda köylüler ve pamuk tarlası sahipleriyle pamukçuluktaki sorunlar hakkında görüştü.


6 Mayıs 2008 Salı

Bırakmak mı? Başlamak mı?

Bırakmak mı? Başlamak mı?
Eski bir dosttan ayrılmak nasıl bir şeydir, bilir misiniz?
Yemekten sonra ve hatta kahvaltıdan önce sizinle olan...
Yıllar boyu yanı başınızda, bir el uzatımlık mesafede...
.............
Onun hasretiyle gözlediniz mi Ramazan akşamlarını?
Bir lokma yemek, bir damla sudan önce onu kokladınız mı?
İçinize çektiniz mi hasretle?
Onun için soğuk kış gecelerinde yollara düştünüz mü?
Onun gibi koktunuz mu?
Yıllar yılı, sizi temsil eden bir simge oldu mu hiç?
Geceleri uyanıp onu aradınız mı el yordamıyla?
Evden çıkarken yanınızda olmasına özen gösterdiniz mi?
O yanınızda yokken bir şeylerin eksikliğini duydunuz mu?
Hem sevip hem kurtulmaya çalıştınız mı?
Yıllar boyu sizi sinsice saran, kötü bir dost olduğunu fark ettiniz mi?
Yıllarca size bir şey verdiğini sandığınız,
Ama nedense hep sizden bir şeyleri bir daha vermemecesine aldığını gördünüz mü?
Hadi bırakın bakalım o kötü dostu.
Bırakın da görün;
Aslında onun basiretinizi bağladığını.
Onsuz olamayacağınıza sizi inandırdığını.
Onun bir yalan olduğunu...
Aslında “bırakmak” değil “başlamak” olduğunu görün.
“Büyük bir savaşa başlamak.”

M.Nesim DÖNMEZ

13 Nisan 2008 Pazar

Altınözü- google

Altınözü'nün uzaydan görüntüsünü merak ediyor musunuz?
Görüntüyü büyütmek için çift sol
küçültmek için çift sağ tıklayınız.

Daha büyük harita göster

Videolarım

HABERLER