Karsu Köyünden bir manzara.
"Mersah Ucu" olarak ta bilinen Dutdibi mevkii.
Altınözü
ANTEKECE SÖZLÜK | : | Kaynak: Sabahattin Huyluoğlu |
Antekece | : | Anlamı |
akit | : | şeker şerbeti |
alatirik | : | elektrik |
anariye | : | geri vites |
antız | : | tekme |
apollo | : | hoperlör |
babıç | : | terlik |
bahtillenmek | : | rezil olmak |
baktenis | : | maydanoz |
banadura | : | domates |
yake | : | yıka |
baton | : | beton |
be | : | lan (argo) |
bekere | : | makara |
bellea | : | ark |
bezzeke | : | sümüklü böcek |
böyyük | : | büyük |
bre | : | lan (argo) |
byle | : | böyle |
carra | : | testi |
cazıkarisi | : | bukalemun |
cimam | : | sapla öpülmüş tepsi |
curun | : | çukur |
cücük | : | civciv |
çipik | : | alkış |
deah etmek | : | vurmak |
deahnek | : | deynek sopa |
delifeşşik | : | delirmiş kadın |
depik | : | tekme |
dıkmak | : | içeri geçirmek |
ecens | : | haber |
elle'alem | : | sanırım |
fanis | : | gaz lambası (fanüs) |
folluk | : | tavuğun altına konan yumurta |
ğalbir | : | kalbur |
ğalebe | : | kalabalık |
hakket mi? | : | hakikaten mi? |
haphamil | : | meyvesi çok |
haspe | : | Bildiğim kadarıyla bir hastalık adı olsa gerek (cinsel bir hastalık). Bu nedenle kötü kadınlara söylenir genellikle bir de SIRACA var bunun gibi... |
havara | : | beyaz kil toprak |
havuş | : | avlu |
hıpırhış | : | yorgun |
hödüt | : | hudut |
hüzülü | : | yuvarlanmak |
hzen | : | toprak evlerde çatıda kullanılan büyük ağaç |
ıhıcık | : | işte |
illi | : | illaki |
illi şeyle bes | : | beğenmeme nidası |
katiremiz | : | kavanoz |
kavata | : | büsküvi |
kavırğa | : | beyaz leblebi |
keak | : | kahke |
keal | : | dedi ki |
keavir | : | bırak |
kele | : | kız (argo) |
kene | : | ona |
kere | : | tandıra hamur yapıştırmakta kullanılan sap ve samanla doldurulmuş yarım küre |
keriso | : | asfalt |
kevir | : | bırak |
khabiye | : | büyük testi |
khayme | : | kamelya |
kındire | : | bir tür yaban otu |
kınnep | : | iplikten büyük ipten küçük pamuktan üretilmiş bağlama aracı |
kihabecik | : | azıcık |
kirtçala | : | nefret ifadesi |
koşkana | : | büyük bakır tas |
kötek | : | tokat |
kumsuyuk | : | kokmuş |
kun | : | tavuk kümesi |
kürtün | : | bir çeşit semer. içi samanla doldurulmuş ilkel eğer |
küvere | : | arı kovanı |
lekıin | : | bakır leğen |
leylon | : | naylon |
liktak | : | bir ayağı kısa olan. topallayan. |
livan | : | salon |
löküs | : | lüks lambası |
matmah | : | mutfak |
meade | : | mide |
meahfet keni | : | mahfet onu |
mehmel | : | eskiden gömme dolap yerine kullanılan kapaksız perdeli yüklük |
mehsüm | : | masum |
mel'af | : | ahırda hayvan yemi konulan genellikle topraktan yapılan yemlik |
melhafe | : | yorgan nevresimi |
mersah | : | güreş alanı |
mürebbea | : | toprak evlerde çatıda kullanılan dikine çakılmış çıta görevi yapan ağaç |
neşkil | : | nasıl |
neycin keni | : | ne yapacaksın onu |
olle | : | toprak evin ikinci katı |
ötüyüz | : | öbür taraf |
paklevi | : | baklava |
patata | : | patates |
piskilet | : | bisiklet |
foturaf | : | fotoğraf |
rahat | : | lokum |
sakko | : | ceket |
sille | : | tokat |
sipelemesip | : | ağzına kadar dolu. durak dudağa |
siyeç | : | çit |
siyen | : | beklemekten siyahlaşmış ve pis kokmuş çamurlu atık su. |
siyik | : | saçak |
süllüm | : | merdiven |
taka | : | camsız pencere |
tar | : | tavuk uyku yeri |
tebeat | : | huy |
tırtır | : | oyun aleti fırfır. |
tissi | : | bozuk para |
topallikko | : | bknz.liktak |
tovuk | : | tavuk |
tudya | : | galvanizli sac |
tüngellenmek | : | tepetaklak olmak |
ustun | : | bknz. hzen |
ürye | : | rüya |
viliy | : | hayret edilecek şey |
ya aybüşüm | : | hayret edilecek şey |
yengi | : | yeni |
yuku | : | uyku |
zibillik | : | çöplük |
sicim | : | ince ip |
kıran gele | : | yok ola, soyu kesile |
tıskyit | : | kes sesini |
kefkir | : | kevgir |
elleşme | : | karışma |
ıstıfıl ol | : | istediğini yap |
maatter | : | zavallı |
TBMM, Cuma günü duâlarla açılmıştı | |
![]() | Yarın TBMM’nin kuruluşunun 87. yıldönümü. 22 Nisan 1920’de yapılan çağrı ile Millet Meclisi, 23 Nisan 1920 günü toplanmış, |
Hacı Bayram Camisi’nde kılınan Cuma namazından sonra topluca meclis binasına gelinerek saat 14.00’te merasimle ve dualarla Meclis açılmıştı. Türkiye Büyük Millet Meclisi 23 Nisan’da 87. yıldönümünü kutlayacak. 22 Nisan 1920’de yapılan çağrı ile Millet Meclisi, 23 Nisan 1920 günü toplandı. O gün, Hacı Bayram Camisi’nde kılınan Cuma namazından sonra topluca meclis binasına gelindi. 23 Nisan 1920... Saat 14.00’te merasimle ve dualarla Meclis açıldı. Başkanlığa ilk olarak en yaşlı üye Sinop Mebusu Şerif Bey getirildi. İlk Meclis, İstanbul’dan gelen 90’ın üzerindeki mebusa ilave olarak, 125 devlet memuru, 53 asker, 53 din adamı ve çeşitli sayıda tüccar, çiftçi ve hukukçudan oluşan kadrosuyla çalışmalarına başladı. 23 Nisan 1920’de kurulan yeni Meclis, 1 numaralı kararıyla kendi kuruluşunu düzenledi. Erzurum Kongresi ve Sivas Kongresi kararlarına uygun olarak milli iradeye dayanan bir meclisin seçimi yapılmıştır. Kapatılan İstanbul Meclisi Mebusan’ın bir kısım üyeleri, yeni kurulan Meclis’e katılma yetkisini bir numaralı kararla kazandı. |
Altınözü ilçesi, ilimizin güneydoğu yönündedir. İki yanı Suriye topraklarıyla çevrili bir sınır ilçemizdir. İlçenin doğusunda Türkiye-Suriye sınırı, batısında ve kuzeyinde Antakya merkez ilçesi, güneyinde ise Suriye toprakları, güneybatısında Yayladağı ilçesi ile komşudur. Devamı..
Gelincik (Paper rhoeas), gelincikgiller (Papaveraceae) familyasından Dünya'da çok geniş bir yayılma alanına sahip tek yıllık bir bitki türü.
25-60 cm arasında değişen yüksekliklere ulaşabilir.yaprakları mavimsi yeşildir. Dip yapraklar uzun saplı, gövde yaprakları sapsız ve gövdeye bitişiktir.
Çiçeklerin genel rengi koyu kırmızıdır. Ancak beyaza kadar giden değişik sarı, turuncu, renkleri vardır.
Gelincik hafif bir yatıştırıcıdır. Özellikle taç yapraklarında rhoeadic ve papaveric asitler vardır. Tüm parçalar "rhoeadine" alkoloidi içerir.
Gelincik çiçeğinin yeşil aksamından, tohumlarından, ve kırmızı taç yapraklarından, petallerinden yararlanılır. Taç yapraklarından geleneksel olarak gelincik şerbeti yapılır. Bozcaada gelincik ve gelincikten elde edilen gelincik şerbeti ile ünlüdür.
Gelincik ismi geleneksel Türk gelinliklerinin kırmızı olmasından gelir. Kırmızı gelincikler küçük bir gelin olarak görürürler. Bir bölgede çok asker ölürse o bölgede gelincik çiçeğinin biteceğine inanılır. Gelincikler I. Dünya Savaşının da en önemli sembollerindendir.
Gelincik Temmuz ile Ağustos aylarında sabah saat beş buçuk ile on saatleri arasında tohum tozlarını (polen) yayar. Aynı saatlerde arılar ve diğer böcekler çiçeklere gelerek bu tozlara bulanırlar. Böylece, böceklerin beslenme saatleri ile bitkilerin tohum tozlarını yayma saatleri aynı zaman dilimine rastlamaktadır.
Japonlar, gelincik için şöyle der; ’Gelincik insan ömrü gibidir. Dünü vardır. Yaşamıştır. Bugünü vardır. Yaşıyordur. Ama yarını belli değildir’.
Kaynak:http://tr.wikipedia.org/wiki/Gelincik_(bitki)